OCAK / JANUARY-2013
"Karikatürün gazetelerde kibrit kutusu büyüklüğünde olması üzüntü verici..."

Batuhan Hakan (18 yaşında) Öğrenci. Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi.

Türkiye'de karikatür ve mizah hakkındaki olumlu-olumsuz, kısaca düşünceleriniz?
Dergilerde ilgi görmesinin dışında, gazetelerin kuytu köşelerinde kibrit kutusu ebatlarında olması üzüntü verici.

Takip ettiğiniz mizah dergileri?
Penguen, Gırgır.

Günümüzde en beğendiğiniz  karikatürcü(ler)?
Aziz Yavuzdoğan, Erdil Yaşaroğlu.

Bildiğiniz Türk karikatürünün, mizahının eski ustaları var mı, kim(ler)?
Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Tonguç Yaşar, Yurdagün Göker, Raşit Yakalı.

İçinde bulunduğunuz genç kuşağın, muhabbet ortamındaki mizah (espri) anlayışından kısaca bahseder misiniz?
Genellikle Türkçeyi manipüle ederek açıkçası çokça küfürlü ve argo kelimelerin kulllanımıyla espriler geçiyor.

. . .

"Bilinçli, farkındalığını sağlamış çizerlerimizin olduğunu düşünüyorum..."

Elif Hoşkeser (21 yaşında) Grafik Web Tasarımcı. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü öğrencisi.

Türkiye'de karikatür ve mizah hakkındaki olumlu-olumsuz kısaca düşünceleriniz?
Olumsuz bir düşünce yada gözlemde bulunmadım, bilinçli herşeyin farkındalığını sağlamış çizerler ve onların şahane mizah anlayışları olduğunu düşünüyorum.

Takip ettiğiniz mizah dergileri?
Penguen ve Uykusuz sürekli takip ettiklerim arasında, internet ortamında ise Fenamizah e-dergi.

Günümüzde en beğendiğiniz  karikatürcü(ler)?
Aziz Yavuzdoğan, Erdil Yaşaroğlu, Yiğit Özgür, Uğur Gürsoy, Umut Sarıkaya vs.

Bildiğiniz Türk karikatürünün, eski ustaları var mı, kim(ler)?
Oğuz Aral.

İçinde bulunduğunuz genç kuşağın, muhabbet ortamındaki mizah (espri) anlayışından kısaca bahseder misiniz?
Güncel olaylar üzerinden yapılan uçucu espriler.

. . .

"Şöhretsiz olup da gönül adamı olan usta çizerlerin cesaretine ihtiyacı var günümüz Türkiye mizahının. "

Hatice Erdoğan (30 yaşında) Öğrenci. Çukurova Üniversitesi, Resim-İş Öğretmenliği, Grafik Ana Sanat Dalı.

Türkiye'de karikatür ve mizah hakkındaki olumlu-olumsuz, kısaca düşünceleriniz?
Bir ödevim için mizah ile ilgili bir araştırma yaptığımda günümüz şöhret sahibi mizahçılarından daha fazla etkilendiğim amatör çizerlere ve şöhretsiz ama gerçekten büyük ustalara rastladım; gülmenin yanında beni uyandıran, gülerken kendi aptallığımla yüzleştiren, noluyor lan! dedirten... 

Ve aynı zamanda bir çok karikatüristin, mizahçının sürgün edilmiş olduğunu gördüm, adamların yaptığı işler şimdikilerden çok daha kaliteli ama sürgün edilmişler ya da hapse atılmışlar ve de beş parasızlar... Şimdi gündem mizahçılara döndüğümde gördüğüm manzara tam karikatürlük aslında... Neyi tercih ettiler de bu kadar komik ve kusursuz geldi bize ya da bizi ne hale getirdiler de önümüze ne verirlerse tüketiyoruz, soğumadan? Gönül adamı olmak ile gündem adamı olmak farklı. Şöhretsiz olup da gönül adamı olan usta çizerlerin cesaretine ihtiyacı var günümüz Türkiye mizahının. Taviz, tavizi doğuruyor ve her anlamda yozlaşıyoruz. 

Takip ettiğiniz mizah dergileri?
Düzenli bir takibim  yok, canımı sıkan noktaları olduğu için internet üzerinden kendimi doyurmaya çalışıyorum

Günümüzde en beğendiğiniz  karikatürcü(ler)?
Aziz Yavuzdoğan'ın adını yazmamın sizinle hiçbir alakası yok, çünkü gerçekten çalışmalarını etkileyici buluyorum. Vedat Özdemiroğlu diyebilirim, "sürüden ayrılan kişilik kapar" dediği için Cihan Demirci... Ve bölüm hocalarım arasında mizah yeteneğine hayran olduğum Cem Demir, Özgür Aktaş ve Ali Doğan.

Bildiğiniz Türk karikatürünün, mizahının eski ustaları var mı, kim(ler)?
Ali Ulvi Ersoy, Turhan Selçuk...

İçinde bulunduğunuz genç kuşağın, muhabbet ortamındaki mizah (espri) anlayışından kısaca bahseder misiniz?
Takip ettikleri dergilerden, izledikleri dizilerdeki komik karakterlerin repliklerinden ve Cem Yılmaz esprilerinden etkilenilmiş olmak üzere, ortalama aynı espiriler. Yani belli başlı olaylarda kimin hangi repliği kullanarak espiri yapacağını tahmin etmek zor değil, ya da hangi karikatürü canlandıracağını...

. . .

"Mizah bana göre '80 sonrası çırpınan, var olmaya çalışan bir kuşakla daha çok görmeye başladığım bir direnme biçimi. "

Ayfer Feriha Nujen (27 yaşında) / Yazar-Yayıncı. Ankara Üniversitesi, Kamu Yönetimi. İstanbul Üniversitesi, Sosyoloji.

Türkiye'de karikatür ve mizah hakkındaki olumlu-olumsuz, kısaca düşünceleriniz?
Türkiye çok sık darbeler almış bir ülke. Sadece siyaseten ya da askeri darbeler değil unlar. Madden ve manevi olarak da sıkı ve acı darbeler... Hortumlanan bankalar, türban, ötekileştirilenler. Kimliksiz kalmış bireyler de bunlara dahil. Buna rağmen 25-30 yılda muhteşem bir gelişim aşamasını tamamlamıştır. Ben bunu pratikteki zekaya bağlıyorum. '80 sonrası çırpınan, var olmaya çalışan bir kuşakla daha çok görmeye başladığım bir direnme biçimi mizah bana göre. Yazılı ve görsel olarak bugün daha da gelişmişi geliştikçe de geliştirmiş ve geliştirmeye de devam etmiş bir direnme biçimi mizah. Elini kaldırmadan da sözünü söyleyebilme sanatı bana göre. Henüz bazı şeylerin hala kabul edilemediği, saldırılara maruz kaldığı bir ülke olan Türkiye'de mizah bence en coşkun günlerini yaşıyor şu sıra ve bu ilerisi için muhteşem bir yatırım. Karikatür ve mizah hele ki şu günlerde özellikle hem yara hem merhem. Yasalarda bazen yeri olmasa da özgür-bağımsız ayrıca bir irade bütün iradelerin dışında.

Takip ettiğiniz mizah dergileri?
Çocukluğumdan beri Leman'ı sıkı takip ederim. Penguen, Gırgır, Uykusuz. Bir ara Fermuar'ı da takip etmeye çalışmıştım...

Günümüzde en beğendiğiniz  karikatürcü(ler)?
Metin Peker, Gani Müjde, Selahattin Peksun, Yalçın Çetin, Behiç Ak, Can Barslan, Oğuz Aral, Kaan Ertem, Bülent Üstün benim için belli başlı isimler. Ve tabii bu liste biraz daha uzayabilir...

Bildiğiniz Türk mizahının eski ustaları var mı, kim(ler)?
Karikatürü biraz geç keşfettim. Ortaokul sırlarında daha haylaz arkadaşların sayesinde biraz da.. Ama okuduklarımdan edindiklerim, daha çok milli mücadele dönemi karikatürcülerinden bir iki ismi araştırma fırsatım olmuştu. Eleştiriden ziyade zamanın yıkıntılarında dirilmeye çalışan halka, okur kitelsine moral vermeye adepte olmuş karikatür serilerdi..

İçinde bulunduğunuz genç kuşağın, muhabbet ortamındaki mizah (espri) anlayışından kısaca bahseder misiniz?
Aslında yalnız bir kuşağın içinden geçtik ben ve yaşıtlarım. Pek bir yerde duramadım, bir kuşağa ait olamadım. Tabiat olarak da kalabalıktan pek haz etmeyen biriyim. Arkadaşlık gibi bir geleneğim olmadı yani. Bana göre mizah dergilerini de daha çok entelektüel yalnızlar içindir zaten. Sürekli ve kesintisiz olarak mizah ve karikatür dergilerini takip edenler bana hep öyle gelir. Zaten karikatür ve mizaha bakıldığında bir eğlence ya da gülmeceden ileri bir eleştiri, ön beyan, uyarı gibi anlamlarla-ifadelerle var olduğunu söylemek lazım. Bu en doğrusu. Bugün "genç kuşak" dediğimiz kuşağın çocuklarını zaten ikiye ayırmak gerek. Mizahtan beslenenler, onunla eleştiren ve gündemi takip edenler. Bir kısmıysa eğlenenleri gülüp geçenler. Mizahı ve karikatürü eğlenceli bulup gülüp geçenleri zaten gezi olaylarında da gördük. Mizah ve karikatür ruhunun örgütlülüğünü mizahı sokağa çıkarmalarına rağmen uygulayamadılar. Yani kısacası şahit olduklarım kadarıyla, genç kuşağın muhabbet ortamlarında mizah yok. Evet esprisi var, ama o da kendi aralarında birbirlerine karşı üstün gelme savaşından ibaret. Yani mizahın zeka belirtisi ve zeka ürünü olduğu doğru tabi ama esprinin başka bir yeri ve gereksizliği var bana göre.

. . .

"Gezi direnişindeki mizahla genç nesilin yeni imajı oluştu."

Büşra Baş (18 yaşında) Lise son sınıf öğrencisi, karikatürcü adayı.


Türkiye'de karikatür ve mizah hakkındaki olumlu-olumsuz, kısaca düşünceleriniz?
Türkiye'de her zaman gelişmekte olan mizah anlayışı var. Gezi direnişi sırasında gözlemlemiş olduk, internet diliyle oluşturulmuş zeki bir mizah yapıldı. Biraz da bu vesileyle bizlerin sanıldığı gibi olmadığımızı ve mizahla yeni bir genç nesil imajının oluştuğunu düşünüyorum. Karikatür hakkında şunları söyleyebilirim; ben mizah dergilerini takip ederim, devamlı takip ettiğim dergiler var, bu dergilerin sayısı gitgide çoğalıyor. Bunun dışında bir çok sergi ve yarışma var. Bazen de bir fanzinde rastlıyorum. Zamanla yaygınlaşıyor.

Takip ettiğiniz mizah dergileri?
Uykusuz, Penguen, Leman, Bayan Yanı, Fena Mizah, Lama, Metüst, Yani Fanzin...

Günümüzde en beğendiğiniz  karikatürcü(ler)?
Ersin Karabulut, Kenan Yarar, Bahadır Baruter, Emirhan Perker, Yiğit Özgür, Umut Sarıkaya, Semra Can, Bülent Üstün, Cem Işık, İltem Dilek...

Bildiğiniz Türk karikatürünün, mizahının eski ustaları var mı, kim(ler)?
Aziz Nesin, Oğuz Aral, değerli Aziz Yavuzdoğan hocam, Gülay Batur, Raşit Yakalı, Cihan Demirci...

İçinde bulunduğunuz genç kuşağın, muhabbet ortamındaki mizah (espri) anlayışından kısaca bahseder misiniz?
Aslında bizler sanıldığı kadar ilgisiz değiliz, gündemi takip ediyoruz. Genellikle internet diliyle oluşturduğumuz espriler bazen bir karikatürdeki konuşmayı kullanabiliyoruz.

. . .

"Mizah, günlük hayatımızın vazgeçilmez bir tutkusudur..."

Leyla Aydın (33 yaşında), Grafiker, Gümüşhane Üniversitesi, Grafik Tasarım Bölümü öğrencisi.

Türkiye'de karikatür ve mizah hakkındaki olumlu-olumsuz kısaca düşünceleriniz?
Türkiye'de karikatür ve mizaha bakış açıları genel anlamda düşünürsek, şimdiki genç kuşağın karikatüre bakış açısı eskiye rağmen daha yaygın bir durumda. Teknolojinin sunduğu imkanlar karikatüre de-mizaha da ilgiyi artırmıştır. Ayrıca genç kuşağın ilgi alanına yönelmesini sağlamıştır. İnternet hayatımızın vaz geçilmez parçası olduğu için gençlerin buradan daha rahat karikatür-mizah yarışmalarını takip etmesi ve katılmaları iyi bir olasılıktır bence. Teknolojinin nimetlerinden yaralanma şansımız olduğu gibi karikatür-mizahı araştırma şansımız bize bu avantajı sağlamıştır. Yeni neslin karikatüre yönelmesi sanata katkı sağlaması güzel bir şey. Olumsuz yönlerinden de şunu diyebilirim; mizahın engelenmesi de karikatürü özgür kılmaktan çıkarıyor. Düşüncelerin kısıtlanması eseri  olumlu yanı kadar, olumsuz yanları da olabiliyor.

Takip ettiğiniz mizah dergileri?
Fenamizah, Uykusuz, Penguen, Leman, Gırgır.

En beğendiğiniz karikatürcü(ler)?
Aziz Yavuzdoğan, Şevket Yalaz, Selçuk Erdem, Ersin Karabulut, Mustafa Yıldız.

Bildiğiniz Türk karikatürünün, mizahının eski ustaları?
Selma Emiroğlu, Fatma Zehra, Turhan Selçuk ve Tonguç Yaşar'ı ilk aklıma gelenler olarak sayabilirim.

Arkadaş ortamınızdaki mizah (espri) anlayışınızdan kısaca bahseder misiniz?
Genç kuşağın mizaha bakış açıları genelde iyi. Sıcak bakıyorlar. İnternet, Facebook, blog sayfalar ve dergilerden gördüğüm kadarıyla takip etmeye çalışıyorlar. Eski dönemlerde teknoloji bu kadar gelişmediği için bu kadar avantaj sağlamıyordu. Şimdi ise, günlük hayatta mizah hayatımızın bir parçası olmuş durumda diyebiliriz. Ben öğrenciyim. Gümüşhane Üniversitesinde okuyorum.  Arkadaşlarımla karikatür ve mizahla ilgili bahsedince genelde çok hoşlarına gidiyor. Ve günlük hayatan yaşadıklarımızı sorunlarımızı espiriye döktüğümüzde güzel fikirlerin ortaya çıktığının farkına varıyoruz. Ve bu da gençlerin mizaha bakış açısını belirliyor. Karikatür-Mizah hayatımızın bir parçası oluyor. Ben günlük hayatın işlevini çevremden veya kendimden ele alarak işlediğim bir fikri karikatürleştirince bu da bende güzel bir esere dönüştürüyor. Ve ayrı bir tat, mutluluk veriyor. Çünkü Karikatür-mizah denince espiri vazgeçilmez bir tutkumuz oluyor. Karikatürler genelde belli bir kısıtlamalar getirilsede karikatür-mizaha bakış açısı özgür olmalıdır...

. . .

"Mizah üreten, gülen, güldüren bir kuşağın parçası olmak, paha biçilemez..."

Kaan İnal (26 yaşında), Bilgisayar Mühendisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü.

Türkiye'de mizah hakkındaki düşünceleriniz?
Türkiye'de ki insanların istedikleri zaman, haftalık bir dergi çıkma süresi içinde 5 yıllık mizahi öğe üretebildiğini bu yaz aylarında kendi gözlerimle gördüm. Dolayısıyla Türkiye'yi mizaha yakın buluyorum. Özellikle değinmek istediğim, zıtlık kavramı ile yapılan mizahi öğelerin örneğin güçlü ve tartışmasız olduğu kabul edilen bir olgunun aslında insanı aldattığını gösterip sıradanlığının ortaya koyulmasının, daha bir farklı sevilmesi. Bu kısım zaten mizahın da en güçlü yönlerinden birisi, dokunulmazlığınız yok. Bu yönün, Türkiye'deki insanların "güçlü insan" üzerinde ortak bir düşüncesi ile kesiştiğini  (örn:"Allah mısınız ülen?") ve bu yüzden özellikle zorbalığa karşı çok başarılı çalışmalar olduğunu düşünüyorum. Gülmeyi seven insanlar yaşıyorlar Türkiye'de. Ancak şunu da eklemek isterim, fazlasıyla söylenenleri üzerine alınıyorlar. Kişiler üzerinden yapılan mizaha ne kadar mizah denir zaten tartışılabilir, mizah özünde bir fikirle, düşünceyle yapılır. Dolayısıyla kişisel alınıp, hakaret kabul edip tepki göstermeye bir gerek yoktur. Mizahi bilincin daha gelişmesini çok içten isterim.

Karikatüre uzak bir insan değilim, lise yıllarında okulumda karikatür kolu kurup dergi çıkarmaya çalışıyorduk. O zamanlardan kalma ve hala da kimi sohbetlerde karşıma çıkan bir olgu ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak isterim. Bizler saatlerce çizgi çizip, ifadeleri güçlendirmek üzerinde duruyorduk. Çizdiğimiz tiplerin vücut oranlarının birbiri ile uyuşması, estetiğin bozulmaması, göze çirkin gelmemesi için uzun bir süre uğraştık. Bir süre sonra ise hala dergiyi çıkaramamıştık çünkü elimizde çizgisel anlamda orta mizahi anlamda ortanın altında çalışmalar vardı. Belki de eksik yaptık diye düşünmüştüm. Bu düşünce zaman içinde bende gelişti. Sohbetlerde insanlardan çizgilerin beğenilmediğini, göze çirkin geldiğini, renklerin çok kapalı olduğunu vs. duyuyorum. Çizgi becerisi önemli ama içerikte asıl söylenmek istenene ulaşmayı denemediklerini görüyorum. Sanatçının ifade biçimi önemli ama karikatürde asıl aranılanın bu olduğunu düşünmüyorum, mizaha bakmıyorlar. Çok basit ve amatör bir çizimin insanları ne kadar güldürebileceğinin, bir konuyu nasıl eleştirebileceğin aslında bu işin özündeki büyüden kaynaklandığını unutuyorlar. Çizgi zamanla değişebilir, bir eser yeniden yaratılabilir ancak ilham perisi aynı yeri iki kere cimdiklemez.


GERİ DÖN / BACK
Gençlerimizin Türk karikatürüne ve mizahına bakışı...
. Çeşitli yaş gruplarından gençler ülkemizdeki karikatür ve mizah hakkındaki görüşlerini beğenilerini ve kendi espri anlayışlarını hazırladığımız soruları yanıtlayarak belirttiler...

. Sosyal medyada bulunmayı, anlamsız gören ve hatta küçümseyen kimi asil duruşlu (!) çizer arkadaşlarımız, farkında değiller ki hedef kitleler orada. İnsanlar nelere gülüyor, espri anlayışları nedir, aralarındaki muhabbetler rahatlıkla bize yol gösterebilir. Böylesine zengin bir kaynağı görmezden gelmek, bir anlamda 'halk arasına inmemek' kibri demektir. Bu bağlamda, gençlerimizin mizah anlayışını, düşüncelerini yazıya dökmelerini istedik. Ki; artık biz karikatürcüler de kendi kokuşmuş ezberlerimizi bozalım. Buyrun! - Aziz YAVUZDOGAN




 








Takip ettiğiniz mizah dergileri?
Penguen, Uykusuz, Fena Mizah.

Günümüzde en beğendiğiniz karikatürcü(ler)?
Yiğit Özgür, Selçuk Erdem, Erdil Yaşaroğlu, Bülent Üstün, Cengiz Üstün, Bahadır Baruter, Özer Aydoğan, Umut Sarıkaya, Emrah Ablak, Galip Tekin, Yılmaz Aslantürk.

Bildiğiniz Türk karikatürünün, mizahının
eski ustaları var mı, kim(ler)?
Oğuz Aral, Semih Balcıoğlu, Tan Oral.

İçinde bulunduğunuz genç kuşağın, muhabbet ortamındaki mizah (espri) anlayışından kısaca bahseder misiniz?

Çoğu zaman çizerlerin, komedyenlerin esprileri üzerinden muhabbet yapılıyor. Bence eleştiri anlayışımızda bir kıtlık var, eleştiriyi hatta çoğu
zaman hayatı fazla ciddiye alan bir kuşağın parçası olduğumu düşünüyorum. Hayat bu kadar ciddi olamazken, kendisi başlı başına komik iken, herhangi bir konu nasıl bu kadar ciddiye alınabilir? Ciddiyet işin içerisine girdiğinde mizahın gücü unutuluyor. Dolayısıyla konular üzerinde espri yapma işlevi görülemiyor. Kendi üretimimiz çok az dolayısıyla
gülmek için ister istemez bir karikatüristi yada komedyeni örnek göstererek onun eseri, modeli üzerinden gidiyorsunuz.

Ancak önceki soruda söylediğim gibi, geçtiğimiz aylarda bunun istenildiği zaman o kadar güzel yapıldığını ben gördüm. Hatta bir çok paylaşımda da görüldüğünü gördüm. Bunu bir kıvılcım olarak yorumluyorum ve mizah üreten, gülen, güldüren bir kuşağın parçası olmak, kesinlikle paha biçilemez olacaktır.
FENAMİZAH e-dergi'nin Kasım 2013 sayısında yayımlanmıştır...






sayfa: 26







sayfa: 27







sayfa: 28







sayfa: 29