OCAK / JANUARY-2013
KİMDİR?: 1957 Prag doğumlu. Tıp Fakültesi ve konservatuvar fotoğraf bölümü mezunu. Evli ve iki çocuklu bir aile hekimi olan Jiri Srna yanı sıra karikatür, resim, fotoğraf ve ahşap heykelcilik ile uğraşmaktadır. Çalışmaları çeşitli yayın organlarında yer almış, bir çok kitap resimlemeleri yapmıştır. Çeşitli yarışmalardan ödülleri vardır. Çek karikatürcüler birliği üyesidir.

WHO IS HE?:
Born on December 8, 1957, in Prague, he lives, works and creates in Jablonec nad Nisou in the Czech Republic. He is a graduate of the Faculty of Medicine in Hradec Králové and the Photography Conservatory in Hradec Králové.
He is a general physician and family doctor who runs a private practice in Jablonec nad Nisou and in Hodkovice nad Mohelkou. He has two children, a daughter who is also a medical doctor and works as a radiologist, and a son who is studying at a sports secondary school, focusing on tennis. Jirí Srna dedicates himself to drawing, cartoons, painting, photography, and wood sculpture. His photographs and drawings have illustrated books and magazines. He contributes to the magazines Fishing, Dog, Man's Friend, Readers Digest, Crisscross, and the Smrzovka Newsletter. His photographic work has been awarded a gold medal in Luxembourg, and his drawings have won awards in Turkey, Croatia, Slovakia and Canada. He is a
member of the Czech Union of Caricaturists, where he is a member of the board.



JIRI SRNA
Çek karikatürist / Czech Cartoonist - by Aziz YAVUZDOGAN




 








Karikatür sizce nedir? Kısaca bir tanımlama yapabilir misiniz?
Karikatür için iki tanımlama yapabilirim. Birincisi sanatsal açıdan yapılan çizimler, ikincisi ise basında yer alan editorial, aktüel ve eğlencelik karikatürler. Her iki durumda da bir dünya görüşü sergilenebilir, toplumsal ve güncel olaylara hicivsel yaklaşımlarla çok sayıda kitleye ulaşılabilir.Her ikisi de bir gereksinimdir. Ben, ikinci türde çiziyorum. İnsanları güldüreblimek, eğlendirebilmek için çalışıyorum. Amacım, karikatürlerimle onların yüzünde hoş bir tebessüm bırakabilmek.

Karikatürleriniz yaşadığınız ülkede gereken ilgiyi buluyor mu? Mutlu musunuz?
Bilindiği gibi bir çok ülkede basının ilgisi mizaha azaldı. Karikatürcüler artık gazetelerde kendilerine çok az yer bulabiliyor. Basın için günümüzde kâr edilecek öncelikler arasında karikatürün olmadığı bir gerçek. Benim ülkemde bir istisna değil bu konuda. Her türlü olumsuzluğa karşın yine de çeşitli gazete ve dergilerde çizimlerimi yayınlatabiliyorum. Çizimlerim için yayıncılarla telif konusunda hep bir sıkıntı vardır. Sanatçı olarak emeğimin karşılığını istemek en doğal hakkım. Ne var ki; sanatsal etkinliklerim beni ve ailemi geçindirmek için yeterli değil.

Karikatür çizerken yalnız kalmayı mı tercih edersiniz?
İşlerimi halledebileceğim özel bir stüdyom yok. Evde, mutfakta, pencere kenarında küçük bir masam var, orada fikir üretiyorum, çizim yapıyorum. Burası benim en sevdiğim yerdir. Hele ki; karım da ne zaman ki mutfakta yemek yapıyor daha keyif alıyorum. Bu duygu alie bağımızı güçlü kılıyor ve kendimi çizerken daha iyi hissediyorum. Aslında ben her yerde cizebilirim, örneğin tatildeysek denizde, plajda ya da ormanda. Ancak dedğim gibi evde olmayı yeğlerim.

Karikatür çizdiğiniz için başınızın belaya girdiği oldu mu? Böyle bir poblem yaşadıysanız lütfen kısaca anlatın.
Büyük sorunlar yaşamadım. Çünkü; benim eleştirel, siyasi mücadele anlamında çizimlerim olmadı. Yalnız bir keresinde, bir sergiden benim çizimlerim çalındı. Önce çok sinirlenmiştim. Fakat sonra düşündüm ki; demek ki çalınmaya değecek kadar iyi çizmişim. Demek ki hırsız, onları çok beğenmiş olmalı. Yine de çalmasaydı iyi olurdu. Bana sorsaydı, ben kendisine hediye ederdim. Bir teşekkür etmesi yeterdi benim için.

Ülkenizdeki mizah anlayışı ile dünyadaki mizah anlayışı arasında ne gibi evrensel benzerlikler var?
Bir kaç yıldır uluslararası sergilere ve yarışmalar katılıyorum. Dünyanın dört bir yanından kataloglar edindim. Bu nedenle, önemli konularda evrensel bakışın nasıl olduğunu gözlemleyebilmek mümkün. İnsan aptallıkları, dar görüşlülük, kibir, politika ve sermaye gibi şeyler tüm dünyada aşağı-yukarı benzerlikler gösteriyor. İnsanlar Prag'ta, İstanbul'da ya da Osaka'da yaşıyor olsalar da savaşlar, çevre felaketleri, açlık ve adaletsizlik konularında tehdit altında. Karikatürcüler bu bağlamda sınır çizmek için değil, sınır tanımazlık için vardır.

Sizce karikatürün uluslararası kültür farklılıklarını birleştirici bir gücü var mıdır?
Her ülke kendi tarihiyle, kendi gelenek ve görenekleriyle, kendi kültürel mirasıyla vardır. Kendi efsaneleri, hurafeleri ve mitleriyle farklı köklere sahiptirler. Bu sanatçılar için benzersiz bir hazinedir. Dünya ile olan kişisel bağlarını sanatsal ifadeyle geliştirebilirler. Sanatın güzelliği, renkliliği anlamındaki bu çeşitlilik içerisinde saygı duyulası bir bilgelik yattığını düşünüyorum. Sanatçı bu bilgeliğe erişmek, yaratıcılığını geliştirmek için, atalarının mirasına sahip çıkmalıdır.

Karikatürcünün çizgileriyle, dünya barışına ve tüm dünya haklarının kardeşliğine katkı sağladığına ya da böyle bir amacı olması gerektiğine inanıyor musunuz?
Karikatürcülerin büyük çoğunluğu, en azından üreten bir birey olarak, huzurlu ve mutlu bir yaşam için kendisine tehdit oluşturacak konuları eleştirirler. Şiddetten arınmış bir yaşam arzulamak herkesin hakkı. Savaşlar. Binlerce boşuna ölen insanlar. Karikatürcü, bütün bu olumsuzluklara, kötülüklere çizgileriyle engel olabilseydi çok iyi olurdu. Tek başına bir acizliktir. Karikatürcüye böyle bir görevin yüklenmesi de ayrıca doğru değil. Tek başına bir yağmur damlası ile hasat alınmaz. Ancak düzenli bir sulamayla güçlü bir üretim sağlanır. Bu nedenle; sadece karikatürcüler değil, tüm sanatçılar barış için toplumsal bir bilinç oluşturmalıdırlar. Ancak; yine de sadece sorunları çözmek için değil, onlara işaret etmek için ortaya eserler koyabilirler. Sanatçıların yanı sıra dünyanın tüm aydın ve bilge insanlarına büyük bir görev düşüyor, bu anlamda.

Uluslararası karikatür yarışmaları hakkında olumlu ya da olumsuz görüşleriniz nelerdir?
Daha önce de belirttiğim gibi, öncelikle ben sadece bir katılımcı olmak adına katkıda bulunuyorum yarışmalara. Bir yandan da; hayata ve dünyaya farklı bakış anlamında, diğer ülke karikatürcülerini tanımak mümkün oluyor. Karikatür yarışmalarına gönderilen çalışmalar sayesinde; İnsanların hangi sıkıntıları, hangi neşeleri var, neyle mücadele ediyorlar ve neyi savunuyorlar, bu açıdan onlarla hangi düşüncede buluşuyorum ya da ayrı düşüyorum, bunu görmem için iyi bir fırsat. Ve bu olgunun bir parçası olmak bana somut deneyim ve duygu veriyor.

Eğer bir başka karikatürcü gözüyle çizmeniz gerekirse, kendinizi hangi komik yanlarınızla ifade ederdiniz?
Bir olta, bir kontrbas ve bir kitaplık.

FENAMİZAH hakkında bir kaç cümleyle düşünceleriniz?
Üzerime düşen bir teşekkür sözcüğüdür, öncelikle. Teşekkürler dergiyi oluşturan ve emeği geçen herkese. Dünyanın hemen her yerinden karikatür sanatçıları için iyi bir fırsat sağlıyor. Kimi karikatürcülerle Fenamizah sayesinde tanışma fırsatı buldum. Dergideki esprilere ve karikatürlere gülebiliyorum ve belki diğerleri de benim gibi düşünüyordur. Çizimlerimi göndermeye devam
edeceğim. Ben dergiye uzun bir ömür ve bütün yazar-çizerlerine de coşkulu okurlar diliyorum.
What does a cartoon mean for you? What do you think about cartoon?
Caricatures and cartoons combine two levels. One is fine art and the other is a newspaper genre. Fine artists, through their individual view of the world around them, can comment on current societal events and reach a large number of people. They can fight against injustice and wrong, against war or corruption, against famine or drug trafficking. But they can also use their humorous ideas just to entertain or get a laugh. And both are needed in life. My drawings are not offensive and combatant. I'm trying to entertain viewers, to make them laugh. The aim of my work is for viewers to have a pleasant feeling after seeing the pictures, for them to appreciate that with humour one lives easier and better.

Does your country appreciate your cartoons? Do you feel satisfied with the interest towards your cartoons?
I've noticed that in many countries the space in newspapers for caricatures and humorous drawings has shrunk. It's a reality that profit and financial income is an important priority for magazine and newspaper editors, and thus paid advertising gets preferential placement in the press. Our country is no exception. Still, I have managed to regularly publish humorous drawings in several magazines and to illustrate some books. The newspapers and publishers I work with are satisfied with my drawings, and I have no shortage of commissions. I think I can say that I am in demand as an artist. But I must also state that my current artistic activities could not support me and my family.

Do you prefer to draw your cartoons in private or do you draw anywhere?
I don't have a studio. I draw at home in the kitchen. I have a small table by the window, and that's where my ideas and drawings are born. And it is my favourite place in the whole flat. I am most happy when my wife is in the kitchen cooking or ironing clothes and I am drawing. There is such a sense of family well-being in this, which then can be felt and recognized in my drawings. If we are on holiday, however, I draw in the open air, on the beach by the sea or in the woods, for example. Therefore, I can say that I am able to draw anywhere, but I prefer to create at home.

Have you experienced any trouble because of your cartoons? What happened?
Because I only rarely criticize something or fight against injustice through my drawings, I have had no major problems. It once happened that someone stole several of my drawings from an exhibition. At first I was angry, but I later got over it and I realized that it was actually OK. Because if it was worth it to someone to steal my pictures, he obviously must have liked them - and liked them a lot. But he didn't have to steal them. All he would have had to have done was ask, and I would have given them to him for free. Just for the gratitude and because they amused him.

What humoristic similarities and differences are there between your country and other countries?
For several years I have been submitting my work to international competitions and exhibitions, and I get catalogues of exhibited and award-winning works from around the world. Therefore, it's safe to say that I have an overview of international output. I think that audiences all over the world are able to laugh at human stupidity, narrow-mindedness, arrogance, and senseless behaviour by politicians or bosses. At the same time, the average person is disturbed by the threat of wars, violence, environmental catastrophes, famine and injustice, whether they live in Prague, Oslo, Istanbul or Osaka. And cartoonists react to these subjects regardless of borders or continents.

Do you think cartoons  help to bond  the cultural differences among countries?
Each country has its own history, its own traditions and customs, its own cultural background and heritage. Its own legends, superstitions and myths. These are the distinctive roots which give rise to the art work of individual artists, their relationship to the world around them, and from which their artistic expression develops. It is personal and unique. I do not think it is useful to wipe away and overcome these differences. For it is precisely in this diversity and variety that the beauty, colourfulness and wisdom of art lies. And caricature is no exception. I think that in today's atmosphere of multiculturalism, it is necessary to learn to respect these differences, to not challenge their right to exist, to accept cultural traditions. To use the wise heritage of our ancestors, to listen to them honestly, and to creatively develop it further.

Do you think a cartoonist must contribute to world peace with his/her art?
The vast majority of caricaturists, at least with part of their production, criticize what they perceive as a threat to a peaceful and contented life. A life free of violence and aggression. One of the greatest threats is undeniably war. In a war, thousands of people die completely in vain. If a caricature manages to stop the slaughter, the butchery of war, the defence industry, armed aggression, it would be beautiful. I think, however, that a caricature by itself is incapable of this. Just as one raindrop cannot irrigate a field to enough to produce a harvest. But rain does have this power. And regular watering of the field yields a harvest. Therefore it is necessary that not only caricaturists but also progressive artists of all genres, musicians, writers, actors, poets and sculptors, support and advance the cause of peace. That through their work they point out the absurdity of armed conflicts and the senselessness of mass murder. Not only caricaturists, but wise and enlightened people of the entire world should contribute their drops of rain to world peace.

What do you think about the international cartoon contests? Please indicate your reasons.
As I already said, I have been contributing and participating through my work in international cartoon competitions. And because of that I have been able to become familiar with the production of artists from different countries, with their outlook on life and on events in the world around us. What troubles them and what brings them joy, what they tackle with criticism and what they struggle against, what they disagree with and what they ridicule. And I am happy that I have this opportunity. That the world, which I once saw as something abstract and impossible to comprehend, suddenly has become closer. It has become nearer and more comprehensible to me, and I have gained the concrete feeling that I am a part of it.

If you had to draw yourself from another cartoonist's point of view, what humorous details would you add to the cartoon?
A fishing rod, a double bass and a bookcase.

Please write your thoughts and comments about FENAMİZAH magazine in few words.
What occurs to me is just one word: Thanks. Thank you for founding the magazine, for regularly publishing it, for providing the opportunity for artists from all over the world to publish cartoons. I am grateful that on its pages I encounter artists whom I otherwise would not have the opportunity to meet. That I can laugh at their ideas and drawings. And that they perhaps can laugh at images which I have sent the editors at Fenamizah. I wish the magazine and its authors long life and lots of enthusiastic readers.
GERİ DÖN / BACK