OCAK / JANUARY-2013
Onu ilk kez Akbaba'daki çizgilerinden tanıdım. Adı gibi ZEKİce bulunmuş konularını, kendine has çizgisi ile çizerdi. Gerçi karikatürlerinin altına imzasını atmasa da onu, bir bakışta çizgilerinden tanırdık. Sadece çizgisi değil, karikatürlerinin konusu  da kendine özgüdür. Doğal sanat yeteneğine sahip, kendi kendisini yetiştirmiş bir sanatçıdır. Belki de karikatürlerini bu kadar sevmemizin nedeni; çizgisi ve konularındaki bu naifliğidir. Uzun
GERİ DÖN / BACK
 
OSMAN YAVUZ İNAL
(karikatürcü)
Zeki Beyner: Tek başına bir dergiydi, o..




 








çizgi hayatında her konuda çizmiş olsa da en başarılı, en hatırlanan çizgilerinin konusu  yoksulluk ile ilgili olanlardır. Çizgilerinin  konusunu da kendi hayatından almıştır.  Onun için bir simit, bir çorba kaşığı, yamalı veya yırtık bir pantolon zengin fakir tezatını oluşturan harikulade karikatürler üretmesine  yeterlidir. Siyatsetçileri epey karikatürüne malzeme etmiş, eksik ve yanlış davranışlarını kendine has uslüpü ile eleştirmiştir.  Gerçi her kadın güzeldir ama Zeki Beyner'in  karikatürlerinde kadın, hep güzel çizilmiştir. Artık pek kalmasa da arka plan eski  İstanbul evleri tarihe çizilmiş  çentik gibidir. Bu arka planlar, unutulmaz karikatürlerine bir estetik,  artı bir değer katmıştır.

Onu ilk kez Çarşaf Mizah dergisindeki bir iki günlük sayfa sekreter yardımcılığı (adayı)  çalışmamda tanıdım. Çok tanışıp konuşmak istesem de bu süre onunla dostluk kurmama yeterli olmazdı, zaten içine kapanık, çabuk dostuk kuramayan bir yapıya sahipti. Ama tek başına bir dergi çıkaracak kadar üretkendi. Pardon Mizah dergisini izlerseniz bu tespitimi daha iyi anlarsınız. Orada karikatürlerinin yanında çizgi roman çalışmalarını da görürüz. İnşallah bir gün o çalışmaları da kitap olup, eskimiş dergi sayfalarından çıkarılıp, karikatür sanatımıza kalıcı bir eser olarak kazandırılır.

Zeki Beyner; Türk Karikatür sanatı'nın mihenk taşlarından bir olmayı hak etmiş gerçek bir Halk sanatçımızındır. Kendi yaşantısının bir özetini yapmış olduğu Keşkül-ü Fukara karikatür albümü, tıpkı Keşkül-ü Fukara Tatlısı (*) gibi  Türk Karikatür sanatına enfes bir tad katmıştır. 

(*) Keşkül-ü Fukara Tatlısı:  1- Osmanlı Devletinde; doyurucu ve tok tutaması nedeniyle fakirlere dağıtılan yüksek kalorili sütlü bir tatı.
2- Mevlevi dervişleri gurur ve kibirlerini yenmek için kollarına zincirlerle Hindistan cevizinini içi oyulmak suretiyle elde edilen kapları, keşkülleri asar,  halkın arasına karışır, topladıkları kuru gıdaları ihtiyacı olan fakirlere dağıtırlardı. Bu sebepten imarethanalerde dağıtılan bu tatlıya da  Keşkül ü Fukara denilmektedir.

(FENAMİZAH e-dergi, Eylül 2013, Sayı: 19)

http://www.fenamizah.com/e_magazine/index.html
KARİKATÜR PORTRE: ÖZNUR KALENDER